Köyün Tarihi

08/04/12

Giriş
Ziyaretçi Defteri
Türkülerimiz
Köyün Tarihi
Fotoğraf Galerisi
Yerel Sözcükler

Diğerleri

KIRŞEHİR TARİHİ

HAFTANIN YAZISI

ŞİİR

YER ADLARI

KÖYÜMÜZDEKİ SÜLÂLELER

KIRŞEHİR ATA SÖZLERİ

KIRŞEHİR MANİLERİ

BEDDUALAR

 

Bağlantılar

KIRŞEHİR VALİLİĞİ

KIRŞEHİR BELEDİYESİ

KIRŞEHİRİN SESİ RADYOSU

KİRSEHİRBOARD.COM

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
 

YAĞMURLU KALE KÖYÜ TARİHİ

 

Köyün tarihsel geçmişi tam olarak bilinmemekle beraber; yerleşim yeri civarında çıkan buluntular, buranın her ne kadar şimdiki yerleşim yerinde olmasa da yakınlarında Hitit dönemine kadar yerleşik yaşamın sürdüğünün ipuçlarını vermektedir.

Aslında tarihsel kalıntılar, bilinçsizce yok edilerek, ayrıntılı araştırmanın önü de bir ölçüde kesilmiştir.

Göbekkaya yakınlarında bulunan Malkaya en önemli tarihsel kalıntı olarak göze

çarpmaktadır. Üzerinde Hitit yazılarının olduğu bu kaya, dönemin Hitit prensinin oradan geçerken yol işareti olarak  kaya üzerine yazılar yazdırdığı kayadır.

            1950’li yıllarda Alman bilim adamlarının yapmış olduğu araştırma dışında, buralarda ciddi bir araştırmanın yapıldığı da ne yazık ki söylenemez.

            Köyün adını almış olduğu kalenin ise Bizans dönemi kalıntılarına ev sahipliği yaptığını söyleyebiliriz. Ne yazık ki hazine avcılarının hoyratça yapmış olduğu saldırılar sonucu, kale üzerinde bulunan yapı yok edilmiş; oradan çıkan küpler bilinçsizce kişisel hırslar uğruna tahrip edilmiştir.

            Köyün yakın tarihine bakıldığında  ise Yağmurlu köyü ile bağlantısının olduğu göze çarpmaktadır. Her ne kadar Yağmurlulardan farklı boydan gelindiği ileri sürülse de, bir kısım kabileler açısından Yağmurlu köyü ile bağlantının olduğu görülmektedir.Yağmur Dede adındaki kişinin bu bölgeye yerleşmesi sonucu civara Yağmurlu adı verilmiş olduğu söylenmektedir.  Çoğalan Yağmur obasının bazı bireylerinin başka yerleşim yerlerine gitmeleri sonucunda Yağmurlu’ya yakın yeni köylerin oluştuğu görülmektedir. Yağmurlu Kale Köyü de bu köylerden biridir.

            Asıl olarak Yağmur Dede’nin Karacakürt soyundan geldiği bilinmektedir. O yüzden Yağmurlu köylerine Karacakürt köyleri de denmektedir.

            Karacakürtler, Oğuzların Bozok boyunun Bayat kolundan olup; Dulkadiroğlu Karacabey’den adını almaktadır.

            Karacakürtler, büyük göç sırasında topluluklarını bozmadan önce Horasan’a; sonra da baskılara dayanamayıp tekrar göç ederek Anadolu’nun Türklere açılmasıyla birlikte Maraş ve Antep yöresine yerleşmişlerdir. Gerek Selçuklular döneminde gerekse Osmanlılar döneminde güçlü bir topluluk olmaları nedeniyle hep dağıtılması  yoluna gidilmiştir. Bu zorunlu dağıtım sonucu Anadolu’nun çeşitli bölgelerine yerleşen Karacakürtlerden, bazılar zamanla kökenlerini unuturken, bazıları da Kırşehir’de olan Karacakürtler gibi geçmişlerine sahip çıkarak bir araya gelme yoluna gitmişlerdir.

            Yağmurlu Kale Köyü’nde yaşamış/yaşayan kabilelerin tamamının da ilk kuruluşundan beri orada bulunan kabileler olmadığı bilinmektedir. Sonradan Dalakçı ve Karıncalı’dan da kabilelerin geldiği bilinmektedir.Başka yerlerden gelen kabilelerle ilk kuruluşundan beri orada bulunan kabileler arasında yakınlaşma olmuş, kaynaşarak akrabalık ilişkileri gelişmiş ve tek vücut olmuşlardır. Köyde bütünleşen kabileler, genel olarak şu anda her ne kadar birbirlerinden uzak olsalar da iyi günde ve kötü günde birlikteliklerini sürdürmektedirler.

            Arazilerinin tarıma elverişli olmaması nedeniyle hayvancılıkla uğraşan köy halkı; hayvancılıktan elde ettiği ürünlerle yaşamlarını sürdürmüşlerdir.

            1960’lı yıllardan itibaren ise yurtdışı göçleri başlamış ve bir ölçüde ekonomik anlamda rahata kavuşmuşlardır. Göçlerle birlikte kültürel anlamda da büyük değişim yaşanmıştır.

Şu anda köyde 4 hane bulunurken, Göbekkaya yaylasında 5 hanede insanlar yaşamlarını sürdürmektedirler.

 Öğrenci sayısının yetersizliği nedeniyle köy okulu kapanmış ve az sayıdaki öğrenci ise taşımalı sistemle şehirdeki İMKB YİBO’ya giderek orada öğrenimlerini sürdürmektedir.

            Doğal bitki örtüsü yüz yıl öncesine kadar meşelerden oluşurken, zamanla bitki örtüsü yok edilmiş; sadece Göbekkaya civarında seyrek olarak meşe ağaçları ve göğodunluk kalmıştır. Bölgeye genel itibarıyla bozkır bitki örtüsü egemendir.

            Bitki örtüsüne bağlı olarak yaban yaşamı da yok olmuştur. Çok az sayıda bulunan kurt, tilki, tavşan ve keklik doğal yaşama canlılık katmaktadır.

            Her toplumda olduğu gibi Yağmurlu Kale Köyü’nden de acılar ve sevinçler yaşanmıştır. Acıların ve sevinçlerin dile getiriliş biçimi ise türküler ve ağıtlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Her ne kadar türkü ve ağıtların büyük bir bölümü yazıya geçirilmemiş ise de İbrahim Sevran için söylenen türkü plaklara okunarak, kültürel bir miras olarak günümüze kadar gelmeyi başaran önemli bir yapıt olarak görülmektedir.

 

                                                                                                                                                                        İ. Demirbaş

 

 

Giriş | Ziyaretçi Defteri Türkülerimiz | Köyün Tarihi | Fotoğraf Galerisi | Yerel Sözcükler  

 

Bu sitenin son güncelleştirilme tarihi 08/04/12